Kent Konseyi ve Halkın Yönetime Katılması:
Uzun yıllardan beri “Halkın yönetime katılması”, “Yönetimde halkın söz sahibi olması” ve demokrasinin olmazsa olmazlarından biri olan bu ilkenin, göstermelik olarak değil, gerçekten işleyecek bir düzenek olarak kurulması savunulmakta, çoğu kez de, bu konuda yasal boşlukların bulunduğundan yakınılmaktaydı. Ülkemizde bu yasal boşluk, 03.07.2005 gün ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 76. maddesi ve buna dayalı olarak çıkarılan 06.10.2006 tarihli Kent Konseyi Yönetmeliği ile giderilmiştir. Ancak, üzerinden uzunca bir süre geçmiş olmasına karşın, kent konseylerinin etkin bir halk katılımı gösteremedikleri ve yönetimde etkili olamadıkları gözlenmiştir.
Bu yazının amacı; kuruluşunu yeni yeni tamamlayan ve Türkiye’nin en aydın ilçelerinden biri olan Ataşehir’de kent konseyinin bir an önce kurulması ve kentin hak ve hukukunun korunması, çevreye duyarlı, saydam, hesap sorma ve hesap verme ilkelerini hayata geçiren bir yönetim anlayışı ile, halkın yönetime aktif katılımının sağlanmasıdır.
Kent Konseyi Hangi Kişi, Kurum ve Temsilcilerden Oluşacaktır:
Kent Konseyine; kaymakam veya temsilcisi, belediye başkanı veya temsilcisi, kaymakamca belirlenecek kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri (10’u geçmemek üzere), mahalle muhtarları, siyasi parti temsilcileri, her üniversiteden birer temsilci, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları temsilcileri, sendikaların temsilcileri, noterlerintemsilcileri, baro temsilcisi, ilgili derneklerin temsilcileri, ilgili vakıfların temsilcileri, kent konseyince kurulan “meclis” ve “çalışma grupları” nın birer temsilcisi, katılacaklardır.
Yukarıda da belirtildiği gibi, şayet göstermelik olmayan sağlıklı bir halk katılımı gerçekleştirilmek isteniyorsa, bu iş ciddiye alınmalı, Kent konseyinin kurulması işi sadece yasal bir gereğin yerine getirilmesi olarak sonuçlandırılmamalıdır. Bu olgunun sözkonusu yönetmelikte ciddi bir biçimde ele alınmamış olduğu, kent konseyinin oluşumunu düzenleyen maddenin incelenmesinden anlaşılmaktadır. Yılda iki kez, ocak ve eylül aylarında toplanacak olan ‘kent konseyi genel kurulu’na, ne kaymakamın ve ne de belediye başkanının katılımları zorunlu tutulmamıştır. Kaymakam da belediye başkanı da isterlerse bu toplantılara katılmayıp, temsilci gönderebilirler. Ayrıca, merkezi bakanlıkların ilçedeki müdürlüklerinin temsilcileri de, sayıları 10’u geçmemek üzere kaymakam tarafından belirlenecektir. Burada da merkezi yönetimin taşra örgütlenmesi olan bu kuruluşların hangileri olduğu belirtilmediği gibi, katılımları da en fazla 10 kişi olarak sınırlandırılmış, katılacakların, bu kuruluşların müdürleri olma zorunluluğu aranmadığı gibi, katılacakların sayısı da kaymakamın takdirine bırakılmıştır. Kent konseyine yerel yönetimden sadece ilçe belediye başkanı veya temsilcisi katılabilmektedir. Bir yandan kent konseyinin kurulması ve çalıştırılmasından ilçe belediyesi sorumlu tutulmakta, ‘kent konseyi genel kurulu’nun “belediye başkanının çağrısı ile toplanacağından” söz edilmekte; diğer yandan, kent konseyinde sadece belediye başkanı veya temsil edeceği kişiye yer verilmektedir. Yerel yönetimin görevli ve sorumlu olan üst düzey yöneticilerine kent konseyinde yer verilmemektedir. Kent konseyi merkezi hizmetlerden çok, yerel hizmetler ve yerel sorunlarla ilgileneceğine göre, bu hizmetlerin görülmesinden sorumlu olan belediye üst düzey yöneticilerinin de mutlaka kent konseyinde yer almaları, kendilerinden hesap sorulması ve onların da hesap vermeleri gerekirdi. Mahalle muhtarlarının da konseye katılmaları kısıtlanmıştır.
Kent konseyi oluşumundaki bu aksaklıkların en kısa zamanda yönetmelik değişikliği yapılarak düzeltilmesini dileriz.
Bu arada, yasal zorunluluk olmamakla birlikte, kaymakam ve belediye başkanı’nın ‘kent konseyi genel kurulları’na bizzat katılmalarını ve kaymakamın, kamu kurum ve kuruluş temsilcilerini, bunların müdürleri olarak ve mümkünse en yüksek sınır olarak verilen on kişi olarak belirleyeceğini umarız.
Kent Konseyinin Toplanması ve Organlarının Oluşumu:
Kent konseyi genel kurulu, yukarıda sıraladığımız üyelerin katılımı ve ilçe belediye başkanının çağrısı ile ilk toplantısını yapacaktır. Üyelerin oluşumu, yerel yönetimler genel seçim sonuçlarını izleyen üç ay içerisinde tamamlanacaktır. Seçim sonuçları nisan ayı başında ilan edildiğine göre, kent konseyi üyelerinin oluşumunun da temmuz ayında tamamlanmış olması gerekmektedir. Kent konseyinin oluşumuna, ilçe belediyesi yardım ve destek sağlayacağına göre; Ataşehir İlçe Belediyesi’nin ilgili kişi, kurum ve kuruluşlarla görüşüp yazışarak bu oluşumu tamamlamış olması gerekmektedir. Şayet bu yapılmamışsa, bir an önce yapılmalı ve ilçe belediye başkanının yapacağı çağrı ile Eylül 2009’da ilk toplantılarını yapacak olan üyeler, şimdiden hazırlıklara başlayarak, sorunları belirleyip, çözüm önerileri ile birlikte genel Kurula gelmelidirler. Genel kurulun yönetmelikte belirtilen yılda en az iki toplantısı, eylül ve ocak aylarında yapılacaktır. Şayet gerçek bir halk katılımı bekleniyorsa, kaymakam ve belediye başkanı bu toplantıların sayısını dört veya daha fazla olarak belirlemelidir.
Genel kurul; bir “çalışma yönergesi” ile yürütme kurulunun, meclislerin ve çalışma gruplarının “seçim ve çalışma esaslarını” belirler. Genel kurul üyeleri ilk toplantıya gelmeden önce hazırlık yaparak, ilçe belediyesinin de yardımıyla bu “çalışma yönergesi taslağı”nı hazırlamalıdırlar.
Kent konseyi başkanı, kent konseyi genel kurulu tarafından seçilir ve yine genel kurul tarafından seçilen yürütme kuruluna başkanlık eder. Hem kent konseyi başkanı hem de kent konseyi yürütme kurulu, ilk dönem için iki yıllığına, ikinci dönem için üç yıllığına seçilirler.
Kent Konseyinin Görev ve Yetkileri:
Kent konseyinde yer alan tüm temsilciler, bir ortaklık anlayışı içerisinde, hemşehrilik hukuku çerçevesinde bir araya gelerek; kentin kalkınma önceliklerini, sorunlarını, vizyon ve misyonunu belirleyecekler, çevre koruma ile ekonomik kalkınma arasında bir denge kurarak kentin sürdürülebilir kalkınma hedeflerini saptayacaklar, kentin çözüm bekleyen ana sorunlarını tartışıp çözüm önerileri geliştirecekler, bunların hepsi kent konseyi genel kurulunda görüşülerek karara bağlanacak; daha sonra da bu görüşle belediye meclisinin ilk toplantısında gündeme alınarak değerlendirilecektir.
Konsey yetkilileri, yerel yönetimin kendisine sunulan hususları yerine getirip getirmediğini de izleyecekler, gerekirse genel kurulda hesap soracaklardır. Kent konseyinin görev alanında olmak üzere; çeşitli kadın kolları ve gençlik kuruluşları meclislerince ve çeşitli toplum kesimlerince kent konseyine katkıda bulunulması, yaşanabilir bir kentin kurulabilmesi için yönetimde aktif rol almalarının sağlanması gerekir. Yasa ile kent konseyi kurulmasının zorunlu hale getirilmesi, yönetime halkın aktif katılımı konusunda çok önemli bir adım olmasına rağmen, tek başına yeterli olamamamaktadır. Katılımın “gönüllülük esası” çerçevesinde sağlanması gerekir. Eğer bireyler ve kurumlar gönüllü olarak bu katılımı sağlayamıyorsa, yasayla getirilmiş bir zorunluluk göstermelik olmaktan ileri gidemez.
ATAŞEHİR İÇİN BİR ÖRNEK SORUN:
Dünya çapında ödül kazanmış Ataşehir planlamasının ayrılmaz bir parçası durumundaki rekreasyon alanlarına, merkezi yönetimin Toplu Konut İdaresi Başkanlığı el koymuş ve bu alanı konuta çevirerek inşa ettirmek istemiştir. Buna karşı davalar açılmış, kazanılmıştır. Ataşehirli hakkını hukkukunu aramakta diretmektedir. Orijinal Ataşehir planındaki bu rekreasyon alanları, yüksek konutlara yoğun bir biçimde yerleştirilmiş olan Ataşehirlilerin rekreatif gereksinimlerini karşılamak üzere plana konmuştur. Bugün Ataşehir İlçesi’nin nüfusu ve sınırları büyük oranda artmış olup, söz konusu rekreasyon alanlarına tüm Ataşehir İlçesi halkının kullanımı açısından büyük gereksinim duyulmaktadır. Bu sorun, Ataşehir Kent Konseyi’ne katılacak üyelerce şimdiden ele alınarak çözüm önerileri geliştirilmeli; mesela rekreasyon alanları tüm ilçe için bir “bölge parkı” olarak planlanmalı ve bu plan önerisi, kent konseyi görüşü olarak ilçe belediye meclisinin ilk toplantısına, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nce hazırlanacak olan 1/25000 ve 1/5000 ölçekli ‘Ataşehir Nazım İmar Planları’na işlenmek üzere gönderilmesi için sunulmalıdır. Konsey üyeleri ayrıca ilçe belediye yönetiminin bu plan önerisini İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne sunup sunmadığını da izleyecekler ve gerekirse bir sonraki konsey toplantısında hesap soracaklardır. |