Paratoner Her Zaman Koruyucu mudur?
Ömer Karan
44 Ada Yönetim Kurulu Başkanı


Yağışlı havalarda bir spor sahasına, piknik alanına veya herhangi bir yere düşen yıldırımın can kayıplarına yol açtığını haberlerden duymaktayız. O anda üzülsek de çoğu kez unutup gidiyoruz. Üstelik, 'Bizim çatımızda koruyucu bir sistem var mı?' diye sorgulamak, çoğu kez aklımıza bile gelmiyor.

Ada yöneticisi olmak, yüzlerce dairenin ve bu dairelerde yaşayanların sorumluluğunu üstlenmek demektir. Bu nedenle önemli bir görevdir. Adanın bütünü kadar, ayrıntıları da görmenin son derece yararı vardır. Bunda da, bütün işlerde olduğu gibi, yöneticilik deneyiminin büyük etkisi olmaktadır.
Tüm adalar arasında sağlıklı bir iletişim kurabilsek, birçok olumlu çalışmaları birbirimizden örnek alarak yapabiliriz.Üstelik birbirimizi destekleyerek de daha yararlı işler yapabiliriz. Bu tür çabaları, ancak samimi olduğumuz ya da ortak sorunları görüştüğümüz ada yöneticisi arkadaşlarımızdan ya da Ataşehir Magazin Dergisi kanalıyla öğrenmekteyiz.

İşte bunlardan biri de, yaşamsal bir konu olmasına karşın ülkemizde yeteri kadar önemsenmeyen, toplumumuzda işlevi fark edilmeyen, yıldırımdan korunma aracı olan paratonerler.

Yoğun yağışlı havalarda, haberlerde izliyoruz. Bir spor sahasına, piknik alanına veya herhangi bir yere düşen yıldırımdan ölenleri duyuyoruz. O anda üzülüp sonra her zaman olduğu gibi unutuyoruz. 'Bizim çatıda bir koruyucu sistem var mı?' diye sorgulamak, çoğu kez aklımıza gelmiyor.

Yıllar önce, Elektrik Mühendisleri Odası'ndan bir konu hakkında bilgi alırken, bir anda paratoner konusu gündeme geldi ve bu konunun üzerine gittim. Önce, binamızın üzerinde bulunan paratonerin her yıl kontrol ettirilmesi gerektiğini öğrendim. Çünkü, baştan bağlantı yapılmamış ya da bir yıldırım düşmesi sonucu sistem kopmuş olabilirdi. Derhal paratonerlerimizi test ettirdik ve sonra bu konudaki bilgilerimizi derinleştirmeye başladık.

Radyoaktif maddeli paratonerlere dikkat!
2000'li yıllara kadar yapılan radyoaktif maddeli paratonerler Avrupa'da yasaklanmış. Bizde de Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, 04.01.2000 tarih ve 10700-0005 sayılı genelge ile paratoner üretimini kurum iznine bağlamış. Ayrıca 31.03.2000 tarihinden itibaren radyoaktif kaynakların ithalatı da yasaklanmış. Bunlar, Amerikyum-241 ve Radyum 226'dır.

Amerikyum 241'de yasaklama olmayıp sadece sık sık kontrol edilmesi gerekmektedir. Ayrıca bunların ömürleri kuru hava koşullarında 10 yıl iken, kötü hava koşullarında 5 yıla düşebilmektedir. Bunların insan sağlığına zararı ise yıllar boyu sürebilmektedir.Ayrıca radyoaktif maddenin tutulduğu kurşun kılıf, yıldırım deşarjı anında eriyebilmektedir. Bundan sonrası ise çevre ve insan sağlığı açısından ürkütücüdür.

TAEK'in 30.07.2001 tarihli 10700-1485 sayılı genelgesine göre; montajı yapılmış olan ve halen kullanılan Radyum-226'nın oluşturulabileceği potansiyel tehlike göz önüne alınarak, radyoaktif maddeli paratonerler lisanslı firmalar tarafından sökülerek teslim edilecektir.

İşte biz bunları göz önüne alarak adamızdaki paratonerlerimizi yıllar önce değiştirdik ve bu risklerden kurtulduk.

Ataşehir kurulalı on yılı geçmiştir. Genelde hangi tür paratoner kullanılmıştır ve kontrolleri yapılmış mıdır? Bunlar önemli ve araştırılması gerekli konulardır. Elbette bunları yapan ve uygulayan ada yönetimleri olmuştur, ancak olmadıysa bir an önce tedbir alınmasında yarar vardır...